”Köylü Kadınların Hayatlarına Bisikleti Katmalarını Sağlıyorduk.”

0
26

Mor Pedal Derneği Kurucusu Yasemin Duygulu ile sporda kadın olarak görüştük.

Derneğin ortaya çıkış hikayesini anlatır mısınız? Kaç yılında ve nerede kuruldu?

Muğla merkezde 8 mart 2018’de kurumsal kimlik aldık fakat öncesinde de Morpedal 48 olarak bir aradaydık. Amacımız kadın dayanışmasını bisiklet sporuyla birleştirmektir, daha fazla kadının bisikletli olması yönünde rol model olmaktır.

Derneğin ismi neden Mor pedal?

Akılda kalıcı ve bizi tam olarak betimleyen bir isim ararken farklı önerilerin birleşimiyle ortaya çıkan bir isimdir Morpedal. Uluslarası literatürde başkaldıran kadın mücadelesini simgeler Mor. Ayrıca Hırçın erkeğin kırmızısıyla uysal kadının mavisinin birleşimi yani eşitlik simgesidir. Erkek egemen bisiklet kullanımında artık biz de olmalıyız diyerek seçtik bu ismi.

Dernekte şu an kayıtlı kaç kişi var? Yani üye sayınız kaç?

48 üyemiz var. Derneği kalabalık üyeyle hantallaştırmak istemiyoruz. Aktif bisiklet kullanan, gerektiğinde sorumluluk almaya hazır üyelerin daha değerli olduğuna inanıyoruz.

Bildiğimiz kadarıyla ‘’1 köy 5 kadın’’ ,’’ Batıdan doğuya pedal pedal’’, ‘’Türk kadınının zaferi’’  gibi projeleriniz oldu. Bize projelerin detaylarından bahseder misiniz?

Bayrağımızın 81 ilin kadın bisikletlileri tarafından il sınırlarında el değiştirerek 100 günde Muğla’ya ulaşması başarısıdır Türk Kadınının Zaferi. Yaklaşık 2000 kadınla etkileşim sağlanmıştır ve benzeri yapılmamış özel bir projedir.

Batıdan doğuya pedal pedal projesi de Urfa, Mardin ve Diyarbakır’da 16 üyemizin bisikletleriyle şehir merkezlerinde farkındalık turları yapılması ve bölge pedaldaşlarıyla dostluk köprüsü kurulmasını sağlamıştır. 10 gün sürmüştür.

1K5K projemizde seçtiğimiz pilot köyde kadınlara ücretsiz eğitim  verdik. Accel bisikletin bir aylığına emaneten verdiği bisikletleri, belediyeden tahsis edilen araçla köye götürüyor ve haftanın iki günü hayatlarına bisikleti katmalarını sağlıyorduk. Bu sayede Yenice köyünde Morpedallar görebilirsiniz, alışverişten bisikletiyle dönen ve ya torununu gezdiren…

Yakın zamanda planlanan projeleriniz neler?

8 Mart’ta start verdiğimiz Hadin SÜRÜVEREM Gari projesimiz devam etmektedir. Gelenekselleşen ve bu yıl eylül ayında dördüncüsünü yapacağımız Türkiye’nin ilk ve tek kadın bisiklet festivaline tüm ilçelerimizin katılımını hedefler. 13 ilçenin belediye başkanlarını ziyareti, festival boyunca bir gözlemci göndermeleri ve stant açarak ilçenin tanıtımını sağlamalarını istemek, görüşme sonrası ilçe bisikletlileriyle farkındalık turu yapılmasını hedefler.

Haberlerde karşılaştığımız eylemleriniz de oluyor. Biraz bahseder misiniz?

Tekerime mazgal değmesin eylemimizi, nizami olmayan mazgala takılarak düşen ve yaralanan erkek bisikletçi arkadaşımızın kazası üzerine gerçekleştirdik. Ardından belediye yetkilileri düzenlemeye gitti, bir kısmını da yeniledi ve şimdi sokaklarımızda daha güvenli kullanıyoruz bisikletimizi… Sessiz Sürüş ( Ride of Silence ) eşzamanlı olarak tüm dünyada yapılan bir turdur. Ölümlü kazalara dikkat çekme amaçlıdır. Biz de her yıl Mayıs ayının üçüncü çarşambasında gerçekleştiririz…Zeynep Aslan’ın antrenman yaparken trafik canavarı bir kamyoncu tarafından ezilmesi sonrası da benzer bir anma gerçekleştirdik.

Sizi destekleyen kişi ya da kurumlar oluyor mu?

Üyelerimizin bağışlarıyla yaptırdığımız 19 bisiklet taşıyan bir römorkumuz var. Paramızın yetmediği noktada duyarlı erkek arkadaşlarım destek oldu. Onun dışında Muğla Büyükşehir Belediyenin yardımları yadsınmaz ölçüde çok fazla. Festivallerde de Menteşe, Yatağan ve Ula Belediyelerinden destek görürüz. Yurtdışından hibe almıyoruz.

Derneğin kurucusu olarak siz nasıl bisikletle tanıştınız?

Erkek kardeşime alınan bisikleti kıskanıp çalarak ve düşüp dudağımı patlatarak tanıştım. Sonra öğrenmişim bir şekilde, çok net hatırlamıyorum ama kendimi bildim bileli bisiklet sürerim.

Bisikletlilerin trafikte yaşadıkları temel sorunlar sizce neler?

Bilinçsiz araç sürücüleri! Onların birer katile dönüşüp can aldığı 247 bisikletli kaybımız oldu geçen yıl. Ulaşım aracı olarak kabul etmedikleri bisiklete yol vermeyi bilmeyen, kornayla taciz eden şoförler en korkuncu. Yetersiz bisiklet yolları da bizi bu bilinçsizlikle savaşmaya davet çıkarıyor.

Şu anda derneğin masraflarını nasıl karşılıyorsunuz?

Doğrusunu isterseniz biz en başından beri imece usülü aştık para sorunumuzu. Çay makinesi mi alınacak, hadi onar lira topluyoruz! Römork mu lazım, hadi gönlünüzden ne koparsa gibi…Zaten Belediyemiz sağolsun, zorda kaldığımızda hep yanımızda. İlçe ziyaretlerimize  örneğin, onların aracıyla gidiyoruz.

Münih şubeniz için neler söylersiniz?

İlk festivalimize katılan Doris Behr ortamdan çok etkilenip döndüğünde yaşadığı kentte Morpedal temsilcisi olmak istedi. Suriyeli kadınlara bisiklet eğitimi veriyorlar, biz burada ne eylemi yapıyorsak onlar da orada benzerini uygulamaya çalışıyorlar. Geçtiğimiz 8 Mart’ta sunum yapıp Morpedalı anlatmamı istediler, Bir üyemizle birlikte gidip Almanca sunum yaptık.

Bir röportajınızda Mor pedalın hikayesinin kitaplaşacağını söylemişsiniz? Doğru mu?

Evet. Bir kadın devrimidir Morpedal. Yazılması, gerekiyordu. Kitap bitti ama ben görev sürem bitmeden yayınlamak istemiyorum henüz. Çünkü bilinmeyenleri anlattığım hikaye, başkanlığım sonrası okunsun istiyorum.

Bisiklet antrenmanlarınızı nasıl geçiyor?

Gayet keyifli. Hem çarşambaları şehir turu hem de hafta sonları performans antrenmaları yapıyoruz. Ailece tura çıkıyor üyelerimiz.Çocuklarımız ve eşlerimizle bisikletin eğlencesini yudumluyoruz.

Projeniz ya da festivallerinizde yaşadığınız anınızı anlatır mısınız?

Festival tarihimiz 17 Hazirandı. Normalde sıcaktan kavrulduğumuz zamanlar yani! 250 kişi Akyakaya indik, mola verdik, yedik içtik, hareket ettik Akbük koyuna doğru.Mesafe 20 km. Tam rotanın ortasında bir sağanağa yakalandık, anlatamam.Sırılsıklam olmamızın ötesinde korkunç şimşekler, yıldırımlar… Araçlarla taşıdık herkese on km öteye. O halde denize atlayıp yüzdüler, güle eğlene akşam yemeğini yediler ve hiç kimseden şikayet duymadık. Bu çok özel bir anıdır bende.

 

 

 

 

Mesajınızı Yazın

%d blogcu bunu beğendi: